Kurbanın Dinimizdeki Yeri

Kurban, vacip bir ibadettir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir. Müslümanı Allah'a yaklaştıran ve bir nevi şükürdür.

Pek çok kaza, bela ve musibetlerden korumaya vesiledir. Kurban, kurban bayramının birinci günü bayram namazı vaktinden itibaren üçüncü günü akşamına kadar kesilebilir.
Kurban; Cenab-ı Hakk'ın rızası ve O'na yakınlık niyyetiyle belirli hayvanların kesilmesidir. Kurbanın dinimizdeki mevkii büyüktür.
Kendisine fıtır sadakası vâcip olan kimselere, kurban da vâciptir. Yani nisaba mâlik olan, hür, mukim her müslümana vâciptir.
Peygamber ( S. A. V.) Efendimiz :" Kimin mâlî imkânları müsait olur da kurban kesmezse, sakın bizim namazgahımıza yaklaşmasın" buyurmuşlardır.


KURBAN KİMLERE VACİPTİR
Kurban, akıllı, baliğ (ergenlik çağına girmiş) müslüman, hür, yolcu (seferde) olmayan, kurban kesecek kadar zengin her erkek ve kadına vaciptir.
Bir kimse memleketine gidip orada kurbanını kesmek isterse (memleketi seferi sayılabilecek uzaklıktaysa) orada kestiği kurban vacip olmaktan çıkar ve nafile bir kurban olur. Nafile sevabı alır fakat vacibi yerine getirmemiş olur. Eğer 15 günden az kalmaya niyet ederse ve bayram günlerinde dönüş olursa, tekrar kurban kesmesi vacip olur. O yüzden bu konulara çok dikkat edilmesi gerekir. Eğer illa memleketinde kestirmek istiyorsa, kendisi gitmeyip, vekil yoluyla kestirebilir.Kurban kesecek kadar zengin ne demektir?Bir kimsenin (kira da olsa) oturacağı evi, yiyeceği, içeceği , kabı kaçağı, iskemlesi, halısı, yatağı, yorganı, (ama ucuzundan ama pahalısından) ev eşyaları varsa, bu zaruri ihtiyaçlarının dışında fazladan olarak elinde gümüş nisabını dolduruacak kadar parası da bulunuyorsa, işte bu miktar parası (veya bu değerde) fazladan kıymetli eşyası olan kimseye kurban kesmek vaciptir. Alimlerin kurban nisabı olarak altına nisbetle düşük olan gümüş nisabını almalarının sebebi, müslümanlarm zayıf mazeretler ileri sürerek bu kıymetli ve lüzumlu ibadetten geri kalmamalarını temin içindir. Onun içindir ki müslümanlar, kurban kesmemenin değil, her hal-ü kârda kurban kesmenin çarelerini aramalıdırlar.


AİLE İÇİNDE KURBAN
Aile içinde nisap miktarına sahip kaç kişi varsa hepsine kurban kesmek vacip olur. Bu sene kendime, gelecek sene hanıma keserim demek yanlıştır.
Bir ailede, kendine ait malı olan zengin; fakat henüz ergenlik çağına girmemiş küçük çocuklar varsa, bu çocukların kurban kesmeleri vacip değildir. Bu, İmam Muhammed Hazretlerinin fetvasına göredir. İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yûsuf'un fetvasına göre ise, çocuk da olsa kendi malı olan zengin çocuğun kurban kesmesi veya kestirmesi vaciptir. Bir babanın, çocukları için de kurban kesmesi menduptur. Çok büyük sevap ve faideleri vardır.


KURBANDA VEKÂLET
En faziletlisi kişinin kendi kurbanını kendisinin kesmesidir. Gücü yetmiyorsa bir başkasına vekâlet verip kestairebilir. Kesmek için vekil tayin ettiği kimseyi tanıması ve gerçekten müslüman olduğunu bilmesi şarttır. İnancı bozuk veya gayri müslime kurban kestirilmez.
90 kilometre veya daha fazla bir yere yolculuğa çıkan bir kimse seferidir. Bu kimse kurbanın faziletinden mahrum kalmamak için bir kişiye vekalet verir ve kurbanını kestirir. Yine bir kimsenin yaşadığı şehir veya memlekette kurban kesmesine mâni olunuyorsa, bu kimse de başka yerde birini vekil tayin edip kurbanını kestirebilir.


KURBAN KAYBOLSA VEYA ÖLSE?
Kurban, kesilmeden ölse veya kaybolsa, sahibi, kurban kendisine vacip biri ise, yeniden kurban alır ve keser. Kaybolan kurbanı bulunursa yeni aldığı da elinde ise iyisini keser, diğerini kesmesi icap etmez. Kaybolupta bulunan kurbanın sahibi fakir ise bulunan kurbanı kesmesi lazımdır. Çünkü kendisine kurban vacip değilken vacip kılmıştır ki, bir nevi kurban onun için adak olmuştur.
Fakir kimsenin kurbanı kaybolsa veya ölse yeniden kurban alıp kesmesi icap etmez.


DİRİ KURBAN MESELESİ
Kurban niyeti ile verilen hayvan, diri olarak tasadduk edilemez. Yani kurbanını verdiği kimseye "Bu benim kurbanımdır; ister kesin ister kesmeyin" diyemez. Eğer kurban olarak veriliyorsa mutlaka kesilmesini temin etmek lazım dır. Kurbanı alan kişi kurbanı keser, kendi yer, ete ihtiyacı yoksa bir başkasına verir veya satar, parası ile başka ihtiyaçlarını karşılar.